Sağlık hukuku, hekim ile hasta arasındaki ilişkileri, tıbbi müdahale hatalarını (malpraktis) ve sağlık kurumlarının sorumluluklarını düzenleyen teknik ve kapsamlı bir alandır. Ofisimiz, tıbbi uygulama hatalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları, özel hastane uyuşmazlıkları ve hasta hakları konusunda uzman hukuki destek sağlamaktadır.
"İnsan hayatı en kutsal değerdir. Tıbbi hataların yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesi, sadece hukuki bir hak değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur."
Sağlık hukuku; sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında hasta, hekim, sağlık çalışanları, hastaneler ve devlet arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.
Hasta ile hekim arasındaki ilişki çoğunlukla vekâlet sözleşmesi niteliğinde değerlendirilir.
Sağlık hizmetlerinde hekimden beklenen davranış, tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun özen göstermesidir.
Hasta hakları, kişinin sağlık hizmetinden insan onuruna uygun şekilde yararlanmasını sağlayan temel haklardır.
Hastanın sağlık bilgileri gizli tutulmalı ve hukuki zorunluluk olmadıkça üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır.
Hasta Hakları Yönetmeliği, hastaların sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarını düzenler.
Hasta haklarının ihlali halinde kişilik haklarına saldırı hükümleri gündeme gelebilir.
Sağlık kuruluşlarında hastaların şikâyet ve başvurularını değerlendirmek üzere hasta hakları birimleri oluşturulmuştur.
Sağlık hizmetinin sunumunda hasta memnuniyeti yanında hukuka uygunluk ve mesleki standartlara uyum aranır.
Aydınlatılmış onam, hastanın yapılacak tıbbi işlem hakkında yeterli bilgi verildikten sonra özgür iradesiyle karar vermesidir.
Acil durumlar dışında hastanın rızası olmadan tıbbi müdahale yapılması hukuki sorumluluk doğurabilir.
Aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeden alınan rıza, tek başına hukuka uygunluk sağlamayabilir.
Hekim, tıp biliminin gereklerine uygun dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.
Hekim ile hasta arasındaki ilişkide vekâlet sözleşmesi hükümleri ve haksız fiil hükümleri uygulanabilir.
Hekim sonucu garanti etmekle değil, tıp kurallarına uygun özenli bir müdahalede bulunmakla yükümlüdür.
Malpraktis; sağlık çalışanının mesleki bilgi, beceri ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda hastanın zarar görmesidir.
Tıp kurallarına uygun yapılan müdahalede öngörülemeyen olumsuz sonuçlar komplikasyon olarak değerlendirilir.
Hekimin sorumluluğu belirlenirken tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığı bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir.
Hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu hastanın zarar görmesi halinde Türk Ceza Kanunu kapsamında sorumluluk doğabilir.
Tıbbi müdahaledeki hata nedeniyle ölüm meydana gelirse taksirle öldürme suçu gündeme gelebilir.
Kamu görevlisi sağlık çalışanlarının görev gereklerine aykırı davranışları ayrıca değerlendirilebilir.
Ceza sorumluluğu için yalnızca kötü sonuç değil, kusurlu tıbbi uygulama aranır.
Sağlık çalışanlarının meslek kurallarına veya kurum düzenine aykırı davranışları disiplin yaptırımı doğurabilir.
Disiplin yaptırımlarında fiilin ağırlığı ve sağlık hizmetine etkisi dikkate alınır.
Sağlık kuruluşları, hizmet organizasyonu ve çalışanlarının faaliyetlerinden doğan zararlardan sorumlu olabilir.
Özel hastaneler hasta ile kurdukları sözleşmesel ilişki nedeniyle hizmet kusurlarından sorumlu tutulabilir.
Kamu hastanelerinde hizmet kusuru nedeniyle idari yargıda tam yargı davası gündeme gelebilir.
Sağlık hizmeti kamu hizmeti niteliğinde olduğundan idarenin hizmet kusuru ilkeleri uygulanır.
Sağlık hukukunda tazminat değerlendirmesinde kusur, zarar ve illiyet bağı birlikte incelenir.
Sağlık bilgileri, kişisel verilerin korunması mevzuatında özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilir.
Hasta bilgilerinin gizliliği, kişinin özel hayatının korunması kapsamında değerlendirilir.
Organ ve doku nakli işlemleri insan onuru, gönüllülük ve hukuka uygunluk ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilir.
2238 Sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun temel düzenlemeyi oluşturur.
İlacın üretimi, dağıtımı, reçete edilmesi ve uygulanması aşamalarında hukuki sorumluluk doğabilir.
İlaç uygulamalarında sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğü bulunmaktadır.
Tıbbi konular özel bilgi gerektirdiğinden mahkemeler çoğunlukla bilirkişi incelemesine başvurur.
Hekim, tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun davranmak zorundadır.
Hastanın yeterli şekilde bilgilendirilmesi, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğu açısından önem taşır.
Kamu sağlık hizmetlerinde idarenin organizasyon eksiklikleri hizmet kusuru olarak değerlendirilebilir.
Hekim hatası nedeniyle oluşan zararların tazmini için açılan davalar.
Aydınlatılmış onam ihlalleri ve hasta hakları başvuruları.
Özel ve kamu hastanelerinin organizasyon kusurundan doğan sorumlulukları.
Estetik cerrahi ve diş tedavilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
Zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda eylemin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak ceza gerektiren durumlarda daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.
Estetik operasyonlar genellikle "eser sözleşmesi" kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle hekim sadece özen göstermekle değil, aynı zamanda taahhüt ettiği sonucu (güzelleşmeyi) meydana getirmekle de yükümlüdür.
Evet, hatalı tıbbi müdahale sonucunda hastanın çektiği acı, elem ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talep edilebilir. Eğer hasta vefat etmişse, yakınları da manevi tazminat isteyebilir.
Tıbbi ihmal ve hatalar nedeniyle uğradığınız zararlar için hukuki destek alın.
Hemen Danışın